Zahit bizi tan eyleme | Avantaj - Dezavantaj

- Ocak 10, 2018
zahit bizi tan eyleme
hak ismin okur dilimiz,
sakın efsane söyleme
hazrete varır yolumuz.

sayılmayız parmak ile,
tükenmeyiz kırmak ile.
taşramızdan sormak ile,
kimse bilmez ahvalimiz.

erenlerin çoktur yolu,
cümlesine dedik beli.
gören bizi sanır deli,
usludan yeğdir delimiz.

muhy-i sana ola himmet,
aşık ise cana minnet.
cümle alemlere rahmet,
saçar şu yoksul elimiz.



Muhteşem Yüzyılı aslında izlemem tarihin önemli anlarını taraflı yansıttıkları için belkide. Ama son iki bölüm izlemeyenleri kendine bağlamayı başardı.

Bu "türküyü" veya "ilahiyi" artık hangi kategoriye giriyorsa artık dinleten arkadaşıma çok müteşekkirim.
şehrin tüm kalabalığına, günün tüm yorgunluğuna, hayatın bizzat kendisi olan keşmekeşe,nefeslerdeki temizlikten uzak her bir söyleme rağmen dinlenildiği zaman dinginlik, huzur veren müziktir.

gören bizi sanır deli
usludan yeğdir delimiz





çivisi çıkmış dünyada kimlerin rasyonel,ahlaklı olduğunu satılık medyaların belirlediği,anlamların sürekli olarak yer değiştirdi,sıfatların anlamlarını yitirdiği,güzelin,doğrunun zorbanın elindeki armağanlar olduğu günümüzde doğru dürüst kalmaya çalışan,kimseye eyvallahı olmayan,manevi tüm sorumluluğunu taşıyan yalnızlara ithaf edilincek sözdür.




doğruluk içtenlik malasef yerini çıkarların doğrultusuna bıraktığı için bu kadar basit ve temel şeyleri yerine getirmeye çalışan insan evladının yaptığı delilikten başka şey değildir ama tüm bunlara göz yuman usludan yeğdir. çünkü uslu en temel doğruyu kaçırmıştır,kula kulluk etme.
Başka bir Siteden bulduğum bir de bu yazı var. Bilgi verdiği için paylaşmak istedim;

Biz "Hayy" isek siz de "Hayy" sınız Siz "Hu" iseniz biz de "Hu"yuz "Hayy" dan Gelen "Hu"ya gider...
Eminim birçoğumuz "Zahid Bizi Tan Eyleme" adlı türküyü/nefesi dinlemişizdir. Erkan Oğur'un o  muhteşem sesiyle yorumladığı Zahit Bizi Tan Eyleme adlı nefes yüreğiyle dinleyenlerin yüreklerine dokunuyor.
Bu nefes yakın tarihimizde politik görüşleri nedeniyle ayrıştırılan, karşı karşıya getirilen kesimlerden, kendilerini "devrimci" olarak tanımlayan "tarafın" dilinde popüler olmuş ve "Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile" sözleri sloganlaştırılmıştır.
Oysa  iki mısrasıyla ele alınan bu türkü, slogandan çok daha öte bir anlam taşır. Herşeyden önce müzik sanatının bir eseri olarak; vuruşları, melodisi ve sözlerindeki kalite gözönünde bulundurularak dinlenilmesi gereken eserlerin  başında gelir.
Öte yandan ortak kültürel mirasımıza ait eserler,  bu eserleri ortaya çıkaranların duyguları, içtenlik ve iyi niyetleri  ve bu türküde olduğu gibi  inançlarındaki samimiyet dikkate alınarak bütün olarak ele alınmalıdır diye düşünüyorum. Bu nedenle Zahid Bizi Tan Eyleme adlı nefesi bu pencereden bakarak  biraz daha açmak istedim:
Zahid bizi tan eyleme türküsü bir Bektaşi Nefesidir. En önemli özelliği bir inanç kültürünün kendini açıklaması/açmasını içermesidir.
Zahid bizi tan eyleme
[...]
Saçar şu yoksul elimiz
Görüldüğü üzere türkünün sözleri baştan sona "ötekine" kendini ifade ediş, açıklama gereğinden doğan mısralardan oluşuyor.

Zahid”, dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren kimseye deniyor. “Tan eylemek” de, yermek, sövmek anlamında... Türkü bu yönüyle de düşündürüyor. Bir görüşe sahip olanın diğer inanıştakini yermesi hatta sövmesi durumunda yerilenin inancının şerhini yapma zorunluluğunun ortaya çıkışı anlamlıdır.
zahid bizi tan eyleme
hak ismin okur dilimiz,
"Sen Zahitsen Hakk'ın buyruklarını yerine getiriyor isen ne diye bizi yerersin bizim de dilimiz Hakk ismini söyler" sözleriyle ayrılıklara değil, müşterek duyguya dikkat çekiyor.
Dörtlüğün sonunda şöyle bir uyarıyla karşılaşıyoruz;
sakın efsane söyleme
hazrete varır yolumuz.
Hakkımızda olduğumuzun dışında efsaneler söylense de yolumuz sadece sizin de kutsalınız olan  "Hazret"e varmaktır.
sayılmayız parmak ile,
tükenmeyiz kırmak ile.
taşramızdan sormak ile,
kimse bilmez ahvalimiz.
Farklılığımızdan dolayı bizleri yoketmeye çalışsanız da bu yolla inançları tüketemezsiniz mesajının sonunda kimse bilmez ahvalimiz vurgusuyla anlamaya çalışmadığınız bizlerin kulaktan dolma bilgilerinizle hallerimizi bilemez, bizi tanıyamaz ve anlayamazsınız uyarısı yer alıyor.
Erenlerin çoktur yolu,
Cümlesine dedik beli.
Gören bizi sanır deli,
Usludan yeğdir delimiz.
Bu dörtlükte bir inanç kültürünün genel ilkesi yer alıyor; Hakk'a giden çok yol vardır biz inancımızla  hepsine evet deriz, kabulümüzdür. Bizleri deli sansanız da böyle bir  delilik usluya tercih edilmelidir hatırlatması yapılıyor.
Türkünün sonunda Erkan Oğur'un adeta ilahi bir sesle söylediği
Biz ‘”Hayy” isek siz de “Hayy” sınız
Siz “Hu” iseniz biz  de “Hu”yuz
Hayy  dan Gelen Huyy’a gider….
mısraları dinleyiciyi İlahi bir noktaya çekiyor. Tüm insanlığın ortak mesajını veriyor.Türkü bu son bölümüyle yüreğimize en derin dokunuşunu yapıyor.
Bektaşi-Alevi eserlerin çoğunda inanç işlenir. İşleyiş yürekten, içten ve saygılıdır. Eserlerde işlenen aşkların çoğu da inançla ilgilidir. Bugün farklılaştırılmaya ve karşı karşıya bırakılmaya çalışıldığımız Alevi kardeşlerimizin de bu türküden en az bizler kadar alması gereken mesajlar var. Sizi "tan eyleyenlere" karşı; geçmiş kültürünüzden gelen söylemi devam ettirme ve "Hakk"a  geri dönme,  -hem sizler, hem de biz Alevi olmayanlar için - "cümlesine beli" deme vaktidir tam da şimdi.
"Yoksul ellerimizle" cümle alemlere rahmet saçalım.

OYNATIN; GÖZLERİNİZİ KAPATIN; BIRAKIN ŞARKI SİZİ SONSUZ BİR YOLCULUĞA SÜRÜKLESİN



Advertisement

Yorum bırakırsanız seviniriz :D
EmoticonEmoticon

Popüler Yayınlar

 

Start typing and press Enter to search