TARİHTEN GÜNÜMÜZE VENEZUELA/ BİRİNCİ BÖLÜM:VENEZUELA NASIL BAĞIMSIZLIK KAZANDI? KISA VENEZUELA TARİHİ

- Ocak 24, 2019



Venezuela son yıllarda yaşadığı ekonomik buhran ve başta ABD olmak üzere bir çok büyük devletle yaşadığı sorunlar nedeniyle, dünyanın gündeminden düşmüyor. Ülkenin seçilmiş başkanı Maduro'nun geçtiğimiz günlerde karşılaştığı darbe girişimi nedeniyle, iktidarda kalma mücadelesi vermesi Venezuela'yı yeniden gündeme taşıdı. Sosyalist bir iktidar tarafından idare edilen Venezuela'da halk açlıkla mücadele ediyor, 4 milyona yakın insan ülkeyi terketmiş vaziyette ve enflasyon yüzde binlerle ifade edilen oranlara ulaşmış durumda. Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip ülkeleri arasında bulunan Venezuela'nın, bu kadar kötü bir ekonomik seyir izlemesi şaşkınlıkla karşılanıyor.

Bu yazımız üç farklı yazıdan oluşan bir dizi halinde yayımlanacaktır. 

Yazı dizimizin ilk bölümünde, Venezuela nasıl bağımsızlık kazanmıştır, sorusunun cevabını arayacağız. 

İkinci bölümde bağımsızlığın kazanıldığı dönemin akabinde ülkede hangi gelişmelerin yaşandığını ve Venezuela'ya ABD tarafından yapılan müdahaleleri ele alacağız. İlk iki bölümde Venezuela ile bağlantılı olarak Güney Amerika'nın genel tarihiyle ilgili bazı konular üzerinde de durmaya çalışacağız. 

Son bölümde ise günümüz Venezuela'sında yaşanan sorunları inceleyeceğiz.



VENEZUELA HAKKINDA KISA BİLGİLER

 


Bir Güney Amerika ülkesi olan Venezuela'nın doğusunda Guyana, güneyinde Brezilya ve batısında Kolombiya bulunmaktadır. Ülkenin başkenti Caracas'tır. Yüz ölçümü 916.445 kilometrekare olan Venezuela'nın nüfusu 31 milyondur. Venezuela devletinin resmi adı, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti'dir. Resmi dili İspanyolca, para birimi Venezuela Bolivarı'dır. Venezuela, Atlas Okyanusu ve Karayip Denizi boyunca uzanan 2800 km'lik kıyı şeridine sahiptir, iklimi tropikaldir. Ve yüzölçümünün % 30'dan fazlası ormanlarla kaplıdır. Kuzeybatısında And Dağları ve Maracaibo ovaları, orta kısmında ovalar, güneydoğusunda Guyana dağlık arazisi yer alır. 

Venezuela bayrağı


2012 senesinde keşfedilen yeni petrol rezervleriyle, dünyanın en büyük petrol üreticisi konumuna yükselen Venezuela, Suudi Arabistan'ın bu alandaki liderliğine son vermiştir.

VENEZUELA ADI NASIL ORTAYA ÇIKMIŞTIR?

Venezuela adının ortaya çıkışıyla ilgili çeşitli fikirler olsa da ağırlıklı görüş bu ismin bölgeye ilk seferleri düzenleyen orduların komutanı, İspanyol Alonso de Ojeda tarafından verildiği yönündedir. 

Ojeda, bölgeye geldiğinde Maracaibo kıyılarındaki evler, kendisine Venedik'i hatırlattığından, buraya 'Küçük Venedik' anlamına gelen Veneziola adını vermiş ve zamanla bu kelime değişerek Venezuela şeklinde kullanılır olmuştur.


 

VENEZUELA'NIN BAĞIMSIZLIK SERÜVENİ

SİMON BOLİVAR KİMDİR? 

BOLİVAR'IN VENEZUELA İÇİN ÖNEMİ NEDİR? 

BOLİVAR'IN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ

18. yüzyılın sonlarında, bütün Güney Amerika'da olduğu gibi Venezuela'da da katı bir İspanyol hakimiyeti vardı. Halk sömürgeci güçlerin şiddetli uygulamalarına maruz kalıyordu, toplumda kölecilik son derece yaygındı ve köleci aileler bu toprakların tartışmasız iktidar sahipleriydi. Bu dönemde Venezuela toplumunda başlıca üç grup vardı: Yerliler, Siyahi Köleler ve Avrupa'dan gelenler. Yerli soylular içinde özellikle Mantuano adı verilen zümre, toplumun en üst kademesini oluşturuyordu.

Mantuanolar, beyaz Kreol seçkinleriydi ve köle sahibi en fazla 100 aileden müteşekkil bir topluluktu. Köle ticaretinden elde ettikleri gelirle,Venezuela'nın en zenginleri bu yüz aileye mensup olanlardı.

Bu zümrenin kadınları, kilise ayinlerinde Mantilla denilen bir örtüye büründüklerinden Mantuanolar adını almıştır. Mantilla taşıma hakkı sadece bu zümrenin kadınlarına ait bir haktı. Bu kadınlar o derecede kibirliydiler ki, kilisede okudukları dualarda bile Hz. Meryem'e 'Eyy Bakire Meryem, Eyy Sevgili Kuzenimiz' diye hitap ederlerdi.

Venezuela'nın milli kahramanı kabul edilen ve bugünkü Venezuela'ya da adını veren Simon Bolivar, 1783 yılında köle sahibi Mantuano sınıfına mensup bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Bolivar, çocukluğundan itibaren çok iyi bir eğitim aldı. Doğduğu yıllar, Venezuela'da İspanyol yönetimine karşı isyan hareketlerinin yavaş yavaş başladığı bir dönemdi.

 

 

BOLİVAR'I ETKİLEYEN FİKİR ADAMLARI: 

SİMON RODRİGUEZ VE FRANCİSCO de MİRANDA 

Simon Bolivar'ı en fazla etkileyen kişilerin başında, hocası Simon Rodriguez vardır. 

Rodriguez, dönemin en büyük entelektüellerindendi ve İspanyol yönetimine karşı yeni yeni başlayan isyancı fikirlerin yayılmasına öncülük eden fikir adamlarındandı. Hatta İspanya'ya karşı küçük çaplı bazı ayaklanmaları örgütlemişti. Rodriguez'e göre Latin Amerika bir bütün olarak özgün bir coğrafyaydı ve bu özgün coğrafyanın devletlerinin kurumları da özgün olmalıydı. Ya kendimize özgü bir yönetim şekli kurarız ya da kaybederiz, diyordu. Simon Bolivar ise bu fikirlerden fazlasıyla besleniyordu.

Simon Bolivar'ı en fazla etkileyen fikir adamlarından biri de Francisco de Miranda idi. Miranda başarılı bir askerdi ve Güney Amerika'nın birleşik bir devlet olarak görülmesi gerektiği fikrinin en ateşli savunucularındandı. Miranda, 18. yüzyılın sonlarına doğru geniş bir Avrupa gezisine çıktı. Bu gezi sırasında, Avrupa'daki sosyal ve siyasi gelişmeleri gözlemleme imkanını buldu. Gezisinin sonunda İngiltere'ye yerleşti. Sanayinin gelişmesine paralel olarak hammadde ve pazar ihtiyacı had safhaya tırmanan İngiltere, Güney Amerika'daki İspanya hakimiyetine son vermek istiyordu. 

İspanya hakimiyetini kırmanın bölgede bağımsız devletler kurmaktan geçtiğini bilen Britanya krallığı'nda, Miranda büyük destek görmüş ve fikirlerini kendi ülkesine ihraç etme fırsatı bulmuştu.

 

HAİTİ'NİN BAĞIMSIZLIĞA KAVUŞMASI

Güney Amerika'da bir ada ülkesi olan Haiti, 1804 yılında Fransa'ya baş kaldırarak, Latin Amerika'nın ilk bağımsız siyahi cumhuriyeti oldu. Napolyon gibi çok güçlü bir imparatora karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin kazanılması, bütün Latin Amerika'da heyecanla karşılandı. Devrim fikri hızla yayılmaya başladı. Napolyon'un, son çare olarak adaya naklettiği 25.000 kişilik Fransız ordusu da mağlup olunca, 1 Ocak 1804'te Haiti kesin olarak bağımsızlığını ilan etti. 

Bağımsızlık ilanının hemen ardından Haiti'de kölelik yasaklandı.

Bu gelişmeler Simon Bolivar tarafından yakından takip edilmiştir. 


 

 

BOLİVAR'IN AVRUPA SEYAHATİ

Simon Bolivar, 1805'te hocası Simon Rodriguez'le birlikte Avrupa seyahatine çıktı. Bu sırada Napolyon, İspanya'ya hakim olmayı başardı ve merkezi İspanya idaresinin zayıflamasını fırsat bilen Peru halkı, İspanyol idaresine başkaldırdı. Bütün Latin Amerika'da özerk meclisler toplanmaya başladı. Gelişmelerden son derece etkilenen Simon Bolivar, Roma'da yaptığı bir konuşmada şunları kaydetti:

Huzurunuzda yemin ediyorum. Anne-babamın inandığı tanrı üzerine, atalarım ve şerefim ve vatanım üzerine and içerim ki, prangalarımızdan kurtulana kadar, İspanya'ya karşı mücadele ederken ne bedence ne de ruhça durmayacağım. 

Bolivar, bu fikirlerle ülkesine döndü.


BİRİNCİ VENEZUELA CUMHURİYETİ

1810 senesinde, Caracas Özerk Meclisi, Fransa güdümünde bulunan ispanyol hükümetine başkaldırarak, kendi hükümetini ilan etti. Böylece Birinci Venezuela Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Fakat toplum, henüz yeterli olgunluğa ulaşmamıştı. Yeni kurulan cumhuriyetin yönetiminde sadece Mantuanoların söz hakkı vardı. Bu nedenle yeni cumhuriyet toplumun her kesiminin desteğini almaktan uzaktı. Yeni yönetimin muhafızlığı, önemli bir asker olan Francisco de Miranda'ya verildi. Bolivar'ı en çok etkileyen kişilerden biri olan Miranda, İngiltere dönüşü yeni sistemin en kudretli askeri olmuştu. Ancak, İspanya taze cumhuriyetin açığını görmekte gecikmedi ve düzenlenen bir seferle, cumhuriyet kuruluşunun birinci yılında yıkıldı. 

Miranda, esir alındı ve bir İspanyol hapisanesinde öldü.


İKİNCİ VENEZUELA CUMHURİYETİ

Bolivar, birinci cumhuriyetin yıkılmasından sonra, çareyi, kaçarak bağımsızlık yanlılarının güçlü olduğu Cartegena şehrine sığınmakta buldu. Burada Venezuela'yı yeniden ele geçirmenin planlarını yapan Bolivar, 1813'te harekete geçerek And Dağları'nı aştı ve monarşi yanlılarını mağlup ederek Caracas'a ulaşmayı başardı. Şehri kraliyet askerlerinden geri alarak İkinci Cumhuriyet'i kurdu. İdare yine Mantuano yerlilerine geçmişti. Bolivar, bu ikinci teşebbüste de sorunu görmeyi başaramadı. İkinci cumhuriyet de ezilen halk kitlelerinin desteğini alamadı. Toplumun bütün katmanlarını kucaklayacak bir devlet yapısı oluşturulamadı. İspanya, bu kez çobanları ve köleleri isyan ettirdi. Caracas, Jose Tomas Boves komutasındaki isyancılar tarafından ele geçirildi ve ikinci cumhuriyet de yıkılmış oldu. 

Bolivar, Jamaika'ya sürgün edildi.

 

BÜYÜK KOLOMBİYA CUMHURİYETİ'NİN KURULUŞU-BOLİVAR'IN DÖNÜŞÜ

Bolivar, 1815 yılında Jamaika'dan Haiti'ye kaçmayı başardı. Latin Amerika'nın ilk bağımsız devleti olmayı başaran Haiti'de Bolivar, Başkan Petion tarafından çok iyi karşılandı. Burada Petion'dan etkilenen Bolivar, uzun süreli bir devletin kurulabilmesinin ancak geniş halk kitlelerinin desteğini almakla ve kölelik sistemini kaldırmakla mümkün olabileceğini anladı. İlk iş olarak, kendi sahip olduğu köleleri özgürlüğüne kavuşturdu. 1817 yılında Bolivar, Petion'dan aldığı askeri ve ekonomik yardımlar sayesinde Yeni Granada ve Venezuela'nın bağımsızlığına kavuşturulması amacıyla bir sefer düzenledi. 

1819'da toplanan Angostura Kongresi'nde, Venezuela, Yeni Granada ve Ekvador delegeleri Büyük Kolombiya Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etti. Bolivar, başkan seçildi. Boyaca, Carabobo ve Pienhincha muharebelerinde zafer kazanan Bolivar, iki okyanusa da kıyısı olan büyük bir devleti sağlam bir zemine oturtmayı başardı. 

 

ŞİLİ VE PERU'NUN BAĞIMSIZLIK KAZANMASI 

 

Bolivar ve San Martin'in Görüşmesini Gösteren Temsili Bir Resim

 

1817 yılında kıtanın güneyinde, Jose de San Martin ve Bernardo O'Higgins komutasındaki yerli kuvvetler, İspanya'ya isyan ederek Şili'nin bağımsızlığını ilan etti.  

Şili'ye bağımsızlık kazandıran bu kuvvetler, hızla kuzeye ilerleyerek 1820'de Peru'yu da özgürleştirdi. Fakat Peru'da çıkan anlaşmazlıklar neticesinde, arkasındaki halk desteğini kaybeden San Martin, bağlı olduğu hükümet tarafından, merkeze yani Buenos Aires'e çağrıldı. Çağrıya uymayan San Martin'in, hükümetin dışişleri bakanı olan Rivadavia ile arası bozuldu. Kendisini destekleyen yardımcı kuvvetlerin komutanı Martin Miguel de Guemes de öldürülünce, San Martin, güçlü bir konumda olan Bolivar'dan yardım istedi. 

Öncelikle Latin Amerika Birliği konusunda fikir birliğine varan iki komutan, 1822'de Guayaquil'de biraraya geldiler. 

Toplantının sonunda San Martin emrindeki askerlerin komutasını Bolivar'a devretti.

1824'te elde edilen Junin ve Ajacucho zaferleriyle, İspanyollar tamamen kıtadan atıldı. 


 

 

VE İHANET!!!

Bağımsızlık kazanılmıştı ancak Latin Amerika toplumları kaynayan bir kazan halindeydi. Farklı fikirler, farklı siyasi görüşler, farklı toplum kesimlerinin farklı menfaatleri, büyük birliği oluşturan devletleri sarsıyordu. Eski sömürgeci devletlerin kendi menfaatleri doğrultusunda takip ettikleri kışkırtma ve karışıklık çıkartma politikaları da yer yer başarılı oluyordu. Durumun vehametini derhal kavrayan Bolivar, yeni devletlerin temsilcilerini Panama'da toplanmasını istediği büyük kongreye çağırdı. 

Ancak ABD, Portekiz ve İngiltere tarafından yönlendirilen soyluların büyük bölümü kongreyi protesto ederek, toplantıya katılmayı reddettiler. Böylece kıta çok sayıda yarı bağımlı ve dış güçlerin provokasyonlarına açık devletçiklere bölünmüş oldu.

İngiltere, büyük bankaları  aracılığıyla, bu devletçiklere krediler dağıtmaya başladı. Borçlar gittikçe arttı ve borçlanan devletler her geçen gün biraz daha İngiltere'ye bağımlı hale geldi.



1830 senesinde, ayrılıkçı güçler türedi ve kurtuluş ordusu dağıtıldı. Büyük Kolombiya yıkıldı. Ekvador, Kolombiya ve Venezuela üç ayrı devlet haline geldi. Böylece Venezuela'da ilk iki cumhuriyetin devamı niteliğinde yeni bir cumhuriyet kurulmuş oldu. Bolivar, kendi komutanlarının ihanetine uğrayarak Venezuela'dan çıkarıldı ve yeni kurulan Kolombiya'ya sürgün edildi. 

Bolivar, 1830 senesinde sürgünde öldü. 

Rivayete göre son sözleri şöyleydi:

Bizim memleketimiz Amerika'dır.

                                                                           

                                                                                         *




Yazı dizimizin birinci bölümü burada sona erdi. İkinci bölümde, 1830 senesinden sonra bölgenin yeni gücü haline gelen ABD'nin müdahaleleri üzerinde duracağız.

 


Advertisement

9 yorum

avatar

Mükemmel anlatım için editöre tesekkurler

avatar

Venezuela'nın tarihiyle ilgili pek çok sorunun cevabini buldum. Özellikle Venezuela'ya neden Bolivarci Venezuela deniliyor, çok net anlatılmış.
Yazının ilk bölümünden edindiğim intiba şu:Vrnezuela gibi ülkelerin oturmuş bir sistemi ve kurumları yok. Venezuela toplumu diğer Latin Amerika ülkeleri gibi çok değişik sosyo-ekonomik katmanlardan oluşuyor. Bu ülkeler kolayca karıştırılabilir nitelikte. Dünyanin en büyuk petrol üreticisi olan Venezuela üzerine çok oyun oynanacaği kesin. Ama bu oyunlarin kolayca oynanmasına bence ıcerideki yönetim sebep oluyor, en azindan mevcut duruma yönetimdeki Maduro'nun etkisi buyük! Kim bu Maduro? Eski bir otobüs şoförü. Bu kadar zor bir ulke için uygun başkan değil bence. Önümuzdeki gunler bence Venezuela için zor olacak. Durumdan çıkış için Maduro'nun Türkiye'ye ihtiyacı olduğueniyor. Peki neden Maduro'nun Türkiye'ye ihtiyacı var? Türkiye neden Maduro'yu destekliyor? Bu konuda okuduklarima göre Maduro'nun ekonomik krizi yönetmek için bulduğu çozüm Turkiyeden geçiyor. Maduro ülkesinde çıkarttığı altınların Türkiye'de işlenip, Türkiye üzerinden dolaşıma sokulmasıni ve böylece ambargonun aşılmasını planliyormuş. Yani Maduro ikinci Zerrab olabilir. Venezuela üzerine konuşulacak çok şey var. Bu yazidan sonra Guney Amerika tarihi çok ilgimi çekti. Sanirım yazının diger bölumlerini de ilgiyle okuyacağım.

avatar

Bilgilendirme için teşekkür ederim... Selam ve Dua ile...

avatar
Bu yorum yazar tarafından silindi.
avatar

Elinize sağlık. Bu aralar tarih konuları çok ilgimi çekiyor sizde uzun uzun anlatıyorsunuz. Özellikle venezuelanın bu günlerdeki durumuna nasıl geldiğine merak saldım bu aralar Yazınız da tam bunun üstüne geldi. Bu arada ikinci kısmını da bekliyorum :)

avatar
Bu yorum yazar tarafından silindi.
avatar

Paylaşımlarınızı severek takip etmeye çalışıyorum demek isterdim ama bayadır paylaşım yapmamışsınız... Daha nice paylaşımlarınız olur inşaallah...Sıkılmadan dirayetle :)...Selam ve Dua ile...

Selam ziyareti :)

avatar

blogunuzu yeni keşfettim ve sizi izlemeye aldım. sizi de bloguma bekliyorum. Geniş kitleler oluşturmak güzeldir. :)

avatar

Merhaba, Değerli Blog Arkadaşım; İnsana Davet sitesinde "Blog Keşif Etkinliği ve Önemli Duyuru" başlıklı yazımızda size de yer verdik. Hemde önemli bir duyuru içeriyor... Bakmak isterseniz beklerim...Selam ve Dua ile...

Yorum bırakırsanız seviniriz :D
EmoticonEmoticon

Popüler Yayınlar

 

Start typing and press Enter to search